Lütfen bekleyin..



İşte Çocukluğum ve Hentbol Hayatım..

26 Temmuz 2014, 20:41

Kastamonu Belediyespor antrenörü ve Türk Hentbolünün önemli isimlerinden yazarımız Osman Kalyoncu Çocukluk ve gençlik yıllarını yazdı..


       İŞTE  ÇOCUKLUĞUM VE HENTBOL HAYATIM..


İlkokul yıllarımdı okulun bahçesinde futbol, voleybol oynadığımı sıralarda, çocuklar diye bir ses duyduk, beden eğitimi öğretmenim  yarın okul takımının voleybol antrenmanı var orada olun diye bittirdi sözünü.
Aslında orada olun dediği yer bizim voleybol oynadığımız beton sahaydı, spora başlangıcımız bu oldu.
Sonrasında düzenli antrenman yapmaya başladık, o yıllarda topun kalitesi ortaydı, kollarımız morarıncaya kadar acı içerisinde antrenman yapardık.
Bir yıl sonra ilkokul  beşinci sınıfta ilk Trabzon şampiyonasına, daha sonra derece alıp Ordu’ya , Karadeniz şampiyonasına ve Türkiye şampiyonası için Isparta’ya gittik.
Bu turnuvalar benim için çok özeldi, bilemezdim bu başlangıcın beni nerelere götüreceğini.
Ancak doğru iş yaptığımı biliyor ve hissedebiliyordum.
Bu turnuvalardan sonra okula geldiğimizde, karşılama törenleri yapılıyor ve tanırlığımız artıyordu,
İlkokul sonrası orta öğretime geçişimizde, İstanbul’dan mezun olmuş çok iyi beden eğitimi öğretmenimiz bizi hemen belirleyerek yaz döneminde antrenmanlara aldı.
Aslında o kadro da  sonradan futbola dönüş yapan Trabzonlu Lemi ve Hamdi arkadaşımızdı.
Ortaokulun  hemen başında yine dereceler alınarak Aydın’a Türkiye şampiyonasına  gittik.
İlk defa çok farklı bir kültür yapısı içerisinde ilginç yollar görme şansı yakaladık, mutlaka gittiğimiz yerlerde okul müdürümüz tarih veya coğrafya öğretmenlerimizden birini yollardı.

Sporun dışında kültür gezileri de gerçekleşirdi, Kuşadası , Efes harabeleri ilk defa gördüğüm yerlerdi,
Kim derdi ki Kuşadalı bir kızı sevip tekrar buralara geleceğimi.
Ortaokul  ikinci sınıfta hayatımızda önemli bir değişiklik gerçekleşti, beden eğitimi ve spor hocamız en son katıldığı kursta, halter sporu ile tanışmış ve orada kendilerine Yaşar Sevim, Sırrı Özşen, Murat Kılıç, Sedef Muratlı, CunterKloin gibi isimlerin Almanya’dan geldikleri gibi sporun yayılması için müthiş bir motivasyon vermişlerdi.
Ben daha çok hentbol antrenmanı yaparken voleybolda da okul maçlarına katılıyorduk.
O günün koşullarında beton da antrenman yapmak müthiş eziyet veriyor ve sakatlıklar oluyordu.
Voleybol da planjon yapacağız diye çenemizi,  hentbol da düşerek akış yapacağız diye el bileğimizi, dizlerimizi parçalıyorduk.
Sonrasın da hentbol da kulüpleştik ve artık liglerde hep hentbol oynuyorduk.
En önemlisi de kapalı spor salonumuzda bitti ve artık Akçaabat’taki salonumuzda oynamaya başladık, sıcak ortamda antrenman yapıyor, düşmüyorduk, mutluyduk.

  XXXXX     XXXXX    XXXXX

Okul, ev, spor ve babamın terzi dükkan’ının dışında kötü yollara düşecek zamanımız ve düşünce yapımız kalmamıştı.
Babamın  dükkanı deyince orada terzi yüksük elimize bağlayıp da kumaya iğne yapma eğitimi almakta ayrıydı.
Sonrasın da overlok, pantolon paçası düzeltmek, ütü yapmak gibi işlemler karşılığın da okul harçlığı alıyorduk, hentboldaki mutluluğumuz ise meşhur piroli de gelip geldikten sonra köfte yemekti.
O yıllar da Lemi ve Hamdi hentbol dışında Trabzon sporun altyapısına gittikleri için onlar futbol’a tamamen adapte olmuşlardı, o dönem de Özkan Sümer hoca sadece futbol deyip yeteneklileri belirlemişti.
Lise yıllarımdı milli takımlara çağırıldık kamplarda iyi toplarla antrenman yapmak ve vaks kullanıldığını öğrenmek ayrıcalıktı. İstanbul’a Türkiye şampiyonasına gittiğimizde tüm arkadaşlarımız mağlubiyetin nedenini ona bağlamıştı.
İstanbul’da Arçelik ile de maç yapmıştık ve orada bazı sporcularla konuşarak takımın nasıl oluştuğunu, bu takımda nasıl yer alabileceğimi sordum. Bana uzaktan gözlüklü birini gösterdiler, o klşi benim hocama eğitim veren Murat Kılıçtı. O kişiye ulaştığında problem çözülmüş say.
Bu turnuva benim artık daha büyük düşünmemi sağladı, daha fazla antrenman yapıyor ve daha çok ders çalışıyordum.
Hedefimi belirlemiştim, üniversiteyi kazanmak ve İstanbul’da hentbol oynamaktı. Bu esnada yazları yine babamın dükkanında çalışıyordum, babam İstanbul’da Tahtakale’de gördüğü tablacılar gibi dükkanın önünde bana bir tabla açmış bende orada çeşitli ürünler satarak harçlık çıkarıyordum. En zevkli olanıda sabah dükkanı açarken kocaman anahtarla kilidi ve katlanır kepenki açmaktı. Ramazan ayları ise uzun olan günlerde hem antrenman yapmak hemde oruç tutmak zordu. Ancak iftarı dükkanda kalabalık gruplarla açmak ayrı bir hazdı.

    XXXXX    XXXXX     XXXXX

1982 yılında Adana’ya Gençler Türkiye şampiyonasına gitmek için hazırlık yapıyorken çok antrenman yapıyorduk. Ayağımdaki ayakkabı çok eskimişti, hocamızla konuşarak kulüpten bize ayakkabı almasını istedik. İlk defa o dönemin en iyi ayakkabısıı   giyme şansı yakalamıştık arkadaşlarımızla.
Adana’da hedeflerim vardı, Arçelik spor kulübündeki arkadaşla tekrar karşılaşmak ve orada alacağım başarıylada İstanbul'a  transfer yapmaktı. En önemlisi de malum o dönemde üniversite sınavına bir  defa giriliyor ve haziran ayı’nda da sonuçlar açıklanıyordu o da Adana’da belli olacaktı.
Adana yolculuğumuz hani o meşhur 1923 de kurulan Şenol GÜNEŞ, Kadir ÖZCAN ,Faruk ÖZAK gibi sporcuların yetiştiği sebat sporun arabasıyla başlamıştı. Başkanımızda bu sporcuları Trabzonspor’a kazandıran Hüseyin Reis idi.
Adana’ya geldiğimizde kalacak yer konusunda ekonomik sıkıntılardan dolayı misafirhanede kalıp Adana Demirspor lokalinde yemek yiyorduk.

Takımları tek tek görmeye başladık rakiplerimizden biri İTÜ  idi, sahaya çıktıklarında Türkiye de olmayan  adidas marka forma, ayakkabı gördüğümüzde daha maça başlamadan yıkıntı yaşattı.
Hani Karadenizli hırsımız bizi bu maçı alacağız başka yolu yok mantığına bürünmüştük, ancak gel gelelim vaks mereti yine karşımıza çıkmıştı, yok kardeşim bizde yok, mücadele verdik ve onurlu mağlubiyet aldık. Sonrasında orda rakip olduğum insanlarla tekrar karşılaşacağım ve dostlukların kurulacağını hatta bazılarıyla aynı takımda oynayacağımı pekte düşünemezdim. Adana’da gruplardan çıkıp yarı finallere kalmıştık. Lobide otururken heyecanlı bir şekilde sınav sonuçlarına baktım, inanamadım aldığım puan beni İstanbul spor akademisi sınavlarına girme şansına yol açtı ve benim kafamda ilk okulda aldığım hedef tekrar parıldadı. Biz Adana’dan dönüp yoldayken çok uzun düşünme şansım vardı. Ne de olsa yol 22 saatti.

     XXXXX     XXXXX     XXXXX

Düşündüklerimi beden eğitimi öğretmenimle paylaştım, işimin çok zor olduğunu ve çok çalışmam gerektiğini söyledi ve ben Eylüldeki sınava çok ciddi çalışmaya başladım. Sonrasında 1 ay kala İstanbul’da antrenman yapmam gerektiğini anlatınca istanbula gitmem gerekiyordu. Ancak dedem gitmemi istemiyor dükkanda kalıp babama yardım etmemi söylüyordu. Abim Trabzon KTÜ matematik kazanınca bu benim istanbula gitmemi kolaylaştırdı Sarıyerde ki teyzem ile konuştuk ve yola çıktım. İlk işim tabiî ki boğazın içinde tarih kitaplarında gördüğüm Rumelhisarı ve oradaki hisarın yanında Göksu deresi müthişti .
Sınav şeklini öğrenince artık antrenmanları sınava göre yapmam gerekiyordu.  İstanbul’u hiç bilmiyordum sorarak Sıraselvilerdeki G.S.G.M. il müdürlüğü gidip antrenman kartı çıkarırsam BJK İnönü stadında antrenman yapabileceğimi söylediler. Dediklerini yaptım ve antrenmanlarıma başladım, antrenman esnasında o dönemde BJK spor kulübü sporcusu Feyyaz geliyordu sınavlara hazırlanıyordu. Son 1 yıl içinde sarıyerden inönüye oradan Sarıyere giderek geçti.
Bütün bu çalışmaların sonunda hedef kazanmak ve istanbulda hentbol oynamaktı.
Sınav günü yaklaştıkça antrenmanlar yoğunlaştı ve kayıt gününde 6310 kişi başvuru yapmıştı. Sınav şekli 2 aşamalı oluşu devamlı yüksek performans sergilememizi gerektiriyordu.

   XXXXX     XXXXX     XXXXX

Bir gün arkadaşım hentbol sınavında olacak hocayla konuşalım dedi ve Bağlarbaşı spor salonuna gittik görüşeceğimiz kişi Murat KILIÇ’tı  fakat kendisi o gün maça gelmediği için buluşamadık.
Sınavda 1. Aşama mekik – şınav, dikey sıçrama ve koordinasyon aşaması idi. Bu aşamada başarılı olunca 2. Aşamaya kaldım.
Okula hergün gidip sınava gireceğim güne kadar tüm katılımcıları izliyor ve kendime göre taktikler geliştiriyordum.
Sınav esnasında futbolcular,voleybolcular,basketbolcular,hentbolcular vardı. Bunlar üstelik okuldaki hocaları çok iyi tanıyan hatta bazıları bu hocaların sporcuları idi. Çok zor olacağını düşünüyor ve çok daha fazla hırslanıyordum, 2. Aşamanın 1. Etabında atletizm vardı 100m, 1500m koşu, uzun atlama ve gülle atmam gerekiyordu. Hala unutamam 1500 metreyi gece arabaların farlarının ışıklarıyla koştuk, tur bindirdiklerim yanlışlıkla önüme alınabilir tereddüdüyle yarışı bitirdim. 2.etap Cimnastik minder üstünde amuttan düz takla, geriye takla planör duruş ve bitiriş. Sonrasında da kulplu beygirden açık bacak geçiş işte o kulplu beygirde bütün herkes dökülmeye başladı, bende kulplu beygir yoktu ancak beden eğitimi öğretmenlerimiz kasa üzerinden çok defa açık bacak geçiş göstermişlerdi. Bu bölümüde geçtikten sonra branşına  gelmiştik. O meşhur Murat KILIÇ hocanın sınavda olduğunu gördüm yanında Sedat MURATLI hoca’da vardı. Sınav temel pas, bilek pas, aldatmalar ve kaleye şut ve 3:3 maç şeklinde idi. Sınav bittiğinde mülakat yapıldı. Orada nerede oynadığım ve kazanırsam ne yapmayı düşündüğümü sordu, bende Tütünspor da oynadığımı ve hedefim Arçelikte oynamak ve sizin sporcunuz olmak şeklinde açıkladım. Kazanırsan bana mutlaka uğra diyerek vedalaştık. Hatta yanındaki hocamıza dönerek Sedat abi ne düşünüyorsun diyince Sedat bey de kazanacak abisi dedi ve gelirken Akçaabat köftesi getir diyerek şakalaştı. Sınavlar bitmiş ve sonuçların açıklanmasını beklemeye başladık, sonuçları beklerken konuşmalar, dedikodular, söylentiler müthiş rahatsızlık veriyordu. Sonuç açıklanıpta 100 kişinin içinde olduğumu duymak beni çok mutlu etmişti ve bütün yorgunluklarımızı unutmuştuk. Evet yeni bir hayatın başlangıcı idi okula kaydımı yaptırdım eşyalarımı toplamak için Akçaabat’a geri dönmüştüm.

    XXXXX     XXXXX     XXXXX
Tüm eşyalarımı hazırladı hayatımın yeni bir sayfasını açmıştım. Kalacak yer ile ilgili sarıyerdeki teyzem bizde kalabilir deyince çözüm böyle üretildi. Amacım Arçelikti, transfer olup okul problemini çözmekti. Evet hayatımda önemli bir dönem başlamıştı ve bu başlangıç benim uzun vadeli planlamamı gerektiriyordu bende bu planlamamı yaparak aşama aşama uygulamaya başladım. 1982 de başlayan bu serüven sporculuk ile birlikte hep üstüne koyarak devam etti. Sporcu olarak TÜTÜN SPOR  ARÇELİK, BAĞLARBAŞI YALISPOR KULÜPLERİNDE gerçekleşti. Antrenörlük Arçelik spor kulübünde Murat kılıç hocam erkek Sedat Muratlı hocamda  bayan takımında çalışmamı istedi ve başlangıç bayan takımı ile oldu.  A takımda yrd ve Genç- yıldız antrenör olarak görev aldım. Sonrasında Eyüpoğlu Kolej  spor kulübü, YKM spor kulübü, Pertevniyal spor kulübü İstanbul spor kulübü Üsküdar belediyesi spor kulüplerinde görev yaptım. HENTBOL FEDERASYONUNDA milli takım antrenörü eğitim kurulu ve teknik kurullarda görev aldım.
Halen MARMARA ÜNİVERSİTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEK OKULUN DA ÖĞRETİM GÖREVLİSİ OLARAK ÇALIŞIYORUM.
Üyeliklerim
Kalyoncu vakfı kurucu üyesi
Dünya spor bilimleri derneği üyesi
Spor bilimleri derneği üyesi
Akçaabatlılar derneği üyesi
Trabzon spor kulübü derneği üyesi
Marmara üni. Mezunlar kulübü derneği üyesi

Etiketler : OSMAN KALYONCU, SPORHAYATI
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJLAR Kategorisindeki Diğer Haberler
sanalbasin.com üyesidir
OSX Style Modal Dialog

Hello! I'm SimpleModal!

SimpleModal is a lightweight jQuery Plugin which provides a powerful interface for modal dialog development. Think of it as a modal dialog framework.

SimpleModal gives you the flexibility to build whatever you can envision, while shielding you from related cross-browser issues inherent with UI development..

As you can see by this example, SimpleModal can be easily configured to behave like an OSX dialog. With a handful options, 2 custom callbacks and some styling, you have a visually appealing dialog that is ready to use!

(or press ESC or click the overlay)

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=